BİLGİ DOĞADA MEZUNLARI

 

“22 Temmuz- 5 Ağustos tarihleri arasında katıldığım BİLGİDoğada Yaz Okulu benim için mükemmel bir tecrübe oldu. Hocalarımız ve programda çalışan arkadaşlarımız sayesinde uzun bir zamandan sonra kolektif iş yapmanın değerinin ve öneminin yeniden farkına vardım. Hayatımda belki hiç tanışamayacağım çok güzel köy insanlarıyla tanıştım. Birbirimize birçok bilgi aktarımında bulunduk ve yeni bir kültür tanımış oldum. İki haftalık bir süreci cümlelere dökmek gerçekten çok zor. Günlük hayatta konuşup tartıştığımız şeyleri uygulamalı bir şekilde farklı ortamlarda deneyimleyebildiğimi görmüş oldum. Dersler süresince kendimde farklı bir bakış açısı oluştuğunu gördüm. Bence herkes bu deneyimi yaşamalı. Bu programda dersler dışında da birçok etkinlik içinde olunabiliyor. İnsan kendini güvenli ve rahat hissettiği alandan çıkıp da farklı ortamlara girdiğinde nelerle karşılaşabileceğini görebiliyor. Tekrardan bütün öğretmenlere ve çalışan ekibe güler yüzleri için, her an yanımızda oldukları ve yardım ettikleri için çok teşekkür ederim.”  (Ayşe Kıranoğlu, Medya ve İletişim Sistemleri ile Halkla İlişkiler Bölümleri Öğrencisi)

 

“Okul dediğimizde, mevcut eğitim sisteminin içinde yetişmiş insanlar olarak hepimizin aklına en temelde kapalı, hiyerarşik bir kurum ve belirli saatlere sıkıştırılmış rutin dersler geliyor. Bu özellikler artık o kadar içimize işlenmiş ki aklımız başka bir eğitim tarzını kabul edemiyor. İşte tam bu noktada BİLGİDoğada programının, oturmuş temelleri bir nebze de olsa zorlamayı başarabildiğini düşünüyorum. Okul dışına çıktığımızda karşılaştığımız şey trafik değil de bölgede yaşayan güler yüzlü insanlar, hayvanlar ve bitkiler oldu. Okulun içini ise bulunduğumuz iki haftanın her anı oluşturuyor. Kendine özgü bir kültürün ve doğanın içinde olduğunu hissetmek, özellikle gösterilen derslerin de etkisiyle, insana hem daha temiz bir düşünme alanı, hem de merak tetikleyici fırsatları sağlayabiliyor. Benim de bu programda en çok etkilendiğim, bu merak duygusu bir yandan tetiklenirken, diğer yandan her zaman bilgi alabileceğimiz değerli hocaların etrafımızda olması idi. Tüm bunlarla birlikte, okul hayatımda tanışmadığım insanlarla tanışmak, onlarla farklı karşılaşmalar yaşamak da bu eğitimin bir parçası oldu. Bu programı tecrübe etmenin bende ve diğer insanlarda önemli etkiler bıraktığını düşünüyorum.”  (Kaan Çeltik, Siyaset Bilimi Öğrencisi) 

 

“Tüm yazı İstanbul’da, bir binada ders işleyerek geçirmek yerine 2 haftalık benzersiz bir yaz okuluna katılmak çok güzel ve farklı bir deneyimdi. BilgiDoğada Programı’na katılmadan evvel hukuk öğrencisi olduğum için farklı bir alandan ders almanın tedirginliğini yaşıyordum ancak dersin işlenişi ve içeriği bu korkumun yersiz olduğunu bana gösterdi. İki sınıfta da projeksiyon aleti olması daha aktif ders işlenmesini sağlayabilirdi ancak yine de cihazı dönüşümlü kullanmak veya ders içeriğinin önceden çıktısını almak yoluyla bu sorun da ortadan kaldırıldı. Kaldığımız otel çok temiz ve rahattı, hatta bir köye gideceğimi düşünerek oluşturduğum beklentilerimin çok üzerindeydi. İki hafta süresince programın genel düzenlenişinde öğrencilerin taleplerinin de göz önünde bulundurulması beni çok mutlu etti. Öğrenciler olarak birçok farklı bölümden geliyor oluşumuz nedeniyle farklılıklarla bir arada yaşama deneyimini keyifli bir şekilde yaşadık. Bu birlikteliğin oluşmasında BilgiDoğada çalışan ekibinin de katkısı oldukça büyüktü. Gerçekleşen atölyelerden çok de çok keyif aldığımızı söyleyebilirim.” (Türkan Coşkun, Hukuk Bölümü Öğrencisi)

 

“Alışılagelmiş eğitim kalıplarının dışarısında yer alan BİLGİ Doğada programı benim için hem akademik anlamda kazançlı hem de öğrendiğim bilgilerin pratikteki yansımalarını deneyimleyebildiğim iki haftalık bir süreç oldu. Doğayla iç içe olmanın getirdiği huzur ve köy halkının öğrencilere sıcakkanlı davranışları, sıradan okul algısını yıkıp, kolektif bir hale dönüştürmesinin yanı sıra karşılıklı bilgilerin edinildiği bir şekle büründü. Gerek farklı disiplinlerden gelen hocalarla, gerekse köy halkıyla ders sürecinde ve sonrasında geçirilen zamanlar, derslerde öğrenilen bilgilerin yalnızca ders ile sınırlı kalmasını önleyerek öğrendiklerimizin tüm sürece yayılmasına neden oldu. Örneğin; derslerde işlediğimiz konuların okumalarını yaparken kafamıza takılan bir soruyu hocamıza sorabildik veya köylü bir abladan o bölgeye ait bir yemek tarifi alırken kendimizi o yemekte kullanılan bir sebzenin tarihini dinlerken duyabildik, hatta kaldığımız otelin geniş mutfağında tarifini dinlediğimiz yemeği hemen akşamına yapabildik. Kısacası öğrendiğimiz bilgilerin hem teorideki hem de pratikteki karşılıklarını aynı anda görebilir olduk. Ayrıca ders dışındaki aktivitelerde de bölge coğrafyasını tanımak, şehirlerde yaşayan bizlerin aşina olmadığı bilgileri öğrenmek tüm bunları yaparken de sosyalleşmek için kaçırılmayacak derecede güzel bir deneyim oldu.”  (Beyza Çalıkoğlu, Sosyoloji Bölümü Öğrencisi)

 

“Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Güzelköy’de gerçekleşen hızlandırılmış yaz okulu süresince, Güzelköy İlköğretim Okulu’nda sessiz ve tertemiz bir havada aktif olarak derslerimizi işledik. On beş gün boyunca çeşitli aktiviteler yaparak bedenimizi ve zihnimizi farklı yönleriyle çalıştırabildik. Doğanın içinde, ağaçların ve hayvanların arasında vakit geçirerek deneyimlediğimiz her an oldukça verimli ve keyifle çalışarak geçti. Köyde birlikte olduğumuz insanlarla birçoğumuz için çok yeni olan ve sevecen hatıralar biriktirdik. Aynı zamanda beraber eğitim aldığımız arkadaşlarımızla da şehirde olabileceğinden çok daha farklı ve güzel bir vakit geçirme fırsatı bulduk. Süreç böyle güzel geçtikçe işlediğimiz derslerin verimi arttı, ders saatleri dışında da birçok konuyu konuşma ve birbirimizle paylaşma olanağına sahip olduk.”  (Elif Dünüroğlu, Müzik Bölümü Öğrencisi)