BİLGİDOĞADA MUTFAK

BİLGİDoğada kapsamında temel bir takım ihtiyaçlar dışında market alışverişini en aza indiriyor ve mutfak ihtiyaçlarımızın önemli bir kısmını Güzelköy ve çevre köylerdeki küçük ölçekli üreticilerden ve kooperatiflerden sağlıyoruz.

Şehirdeki tüketim alışkanlıklarımıza devam etmek yerine adil, besleyici ve güvenilir gıdayı bize sağlayabilecek üreticilerin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Tüketim üzerine kurulu yaşam tarzımızı doğa dostu ve adil bir yapıya dönüştürmek isteyen, küçük üreticiyi destekleyen ve gıdanın üretimden tüketime kadar geçirdiği zincirde sorumluluk almak isteyen bir ekip olarak, soframıza gelen sebzenin, meyvenin, bakliyatın üretim süreçleriyle daha yakın bir bağ kurmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirebilmek için de ihtiyaçlarımızın önemli bir kısmını kooperatif, çiftlik ve küçük üreticilerden; üreticisinin kim olduğuna ve üretim sürecine doğrudan erişebildiğimiz kaynaklardan temin ediyoruz. Bu sayede “iyi tarım”a dönük üretim biçimine de katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.

Meyve ve sebzelerimizi Güzelköy muhtarı Mustafa Abi’den; zeytinyağı ve zeytinlerimizi eski bir Güzelköylü olan ve şu an Küçükkuyu’da ikamet eden Senem Abla’dan; ekmeğimizi Güzelköylü Fatma Teyze’den, reçel ve salçayı Ayşe Teyze’den, süt ve süt ürünlerini Güzelköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nden sağlıyoruz. Bunun dışında her hafta Cuma ve Cumartesi günleri Küçükkuyu ve Ayvacık’ta kurulan pazarlarda tezgah açan üreticileri ziyaret edip mevsimsel olarak yetiştirdikleri ürünleri mutfağımıza dahil ediyoruz. Kullanacağımız gıdaların teminini Güzelköy ve çevre köylerden sağlamanın yanı sıra, sebze-meyvelerin toplanmasından yoğurdun mayalanmasına, ekmeğin pişirilmesinden tabağın sofraya gelmesine kadar geçen bütün süreçleri kolektif olarak öğrenmeyi ve gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Yaz okulu süresince öğrencilerin de katılımı ile birlikte gerçekleştireceğimiz Zeytin Atölyesi, Yoğurt Atölyesi ve Ekmek Atölyesi gibi etkinliklerimiz de bu amacımıza hizmet etmek üzere düzenlenecektir.

Yemeğin, yalnızca hayatta kalabilmek için bir gereksinim olmasının ötesinde aynı zamanda çok da önemli bir iletişim biçimi olduğunun farkındayız. 15 gün boyunca köyde her gün birlikte olduğumuz kişilerin masalarına oturmamız, birlikte yemek yememiz kendileriyle kurduğumuz bağı güçlendiriyor, muhabbetimizi arttırıyor. En çok da bundan keyif alıyoruz.